Kaldır Kafanı

İki ağaç arasında duruyor iki solgun beden.
Biri kendinden habersiz yitip gitmiş çoktan,
Diğerinin kalbine inen perdeler demirden.
Kendileriyle kavgadan yitip gitmiş iki solgun beden.
Sıralı yargıları vurmuş onları doğarken.
Ödleri kopuyor birbirlerinden...
Tutunmuşlar titreyerek zamanın akrebine.
Akrep olmuş bin parça, yitip gitmiş çoktan.
İki ağaç arasında kan kaybediyor iki solgun beden.
Birikiyor kanları topraktan taşarcasına.
Bin parça zaman dağılıyor, iki teselli arasına.
Avazı çıktığı kadar bağırıyor bin parça zaman.
Derin bir nefes çek hengameden,
Hep kafanı kaldır da huzura eriş!

Yorumlar

  1. "Sıralı yargıları vurmuş onu doğarken" ne kurşundur bu, delmiş geçmiş yetişmiş bir bedenden. Hıçkırıkları duyulurken duyulmamış düş kırıkları, anlatılmışlar vurulurken, anlatılmamışlar dizmiş onları sıra sıra meydanda kurşuna. Ölüm el ele olacaksa görseldeki gibi gelsin.Bin bir parça dağılsın isterse zaman teselliler arasına kabul. Biriksin kanımda zaman zaman, kırarım demirden perdeleri yineden, yeniden. Dinledim seni ,kafam yukarda lakin huzur nerede, ciğerlerim harap nefeslerim hazin...

    YanıtlaSil
  2. Huzur nerede demek kör olmaktır kalkmamıştır perdeler dikkatli bakmak lazım. Huzur arayışta erişilecek bir şey değildir neticede. Dinlemek gerek ciğerlerin hırıltılarını tıkanıklıkları gidermek gerek ancak bu hususta nefeslerin düzelmesi beklenir. Bazı sözcükler bin kurşundan ağırdır, deler geçer var olanı.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar