MEZCAL
Var olmak, var olmak istedi sadece. Işık hüzmesiyle yoğunlaştı, koku zerreleriyle bütünleşti ve güneşe teslim oldu. İçi boştu o da gölgesinde var oldu. Olduğu şey hissettiği miydi yoksa gösterdiği mi? Ya aynada gördüğü? Peki bakmaya çalıştığı o güzel yıldız? Güneşe bakamayan biri olarak gölgelerde yaşamaktı onun doğrusu. Kaybolduğu yolda, geçmişin gölgesinde koşuyordu eceline. Durup soluklanmak bir yana çizgilere bile bastı. Ne büyük ayıp ama?! Sakin kal diyorlardı. Nasıl sakin kalacaktı ki? Sadece gölgelerde yaşayabiliyordu bir tanecik hayatını. Gelmişine geçmişine kızıyordu. Kızıyordu kızmasına da kendini parçalasa ne fayda? Bile bile devam edecekti, biliyordu. Zaten bile bile yaptıkları değil miydi başına iş açan. Onun başına açılan işti bir tanecik hayatı. Kaçırmamalı treni, otobüsü, troleybüsü... Bir tanecik hayatında daima acele etmeli, bilmeli. O ise unuttu her şeyini, devam etti yine de çizgilere basmaya.Unutsa da ayıptı, ayıplandı. Ayıptı artık biliyordu, basmaya devam etti. Değişmeyecekti ayıp olan da ayıplanan da biliyordu.


Yorumlar
Yorum Gönder