Kaldırım Taşı
Neden bu kadar sinirli ve sabırsızız? Bir sırada beklemek, sonunda olumlu bir sonuç alacağımızı bile bile o sırayı beklemek neden bize eziyet gibi geliyor? Çünkü çağımız artık hız çağı. Bir şeyi merak ettiğimiz de ansiklopedileri kurcalamak yerine üç beş tuş uzağımızda bir sürü bilgi bulabiliyoruz. Şaka şaka Instagram'a girip kankitolarımızın mükemmel filtreli, shoplu fotoğraflarını beğeniyoruz. Tabi ki de anamızla babamızla oturup iki çift muhabbet etmekten daha önemli o fotoğrafları beğenmek. Ya da o sırada beklerken sıranın bir türlü size gelmemesine değinelim. Ne kadar da sinir bozucu bir olay değil mi? Hemen sinir krizi geçirip ''içinizden'' dağa taşa küfürler edersiniz. Hatta dayanamayıp yanı başınızda duran kaldırım taşıyla bile kavga edersiniz. Ah o kaldırım taşları yok mu kaldırım taşları. Üstünde oturup küçükken salçalı ekmek yediğimiz .(Site çocukları bilmez.) Sevgilimizden ayrılınca, dayak yediğimizde, birini kaybettiğimizde, sınıfta kalınca üstünde oturup ağlayıp dertleştiğimiz kaldırım taşları. Ne çok çektiler bizlerden be. Kim bilir onların ne dertleri vardır bir gün sordunuz mu? Sormak lazım, biraz değer bilmek lazım. Arayın sorun efendim, buluşun arkadaşlarınızla bir iki saat olsun bırakın o telefonları elinizden. Ne olur?!Hep eskilere bir özlem var büyüklerimizde. Ah şu yeni nesil ne hale geldi diye yakınıp duruyorlar. Keşke onlarda bizim büyüdüğümüz koşullarda büyümüş olsalar da anlasalar şu yeni nesli ama bu olamayacağı için anlamaları çok zor. Biz ne kadar gelecek nesilleri anlayamayacaksak onlarda bizi anlayamayacaklar. Kendinizi anlatma çabanız boşuna olur diyorum ben. Ve yine bir çekirge gibi başka bir konuya atlıyorum.
Depresyon neden bu kadar yaygınlaştı? Örneğin sabahın köründe uyanmışsınız işe gidiyorsunuz şöyle bir sosyal medya hesaplarına girip bakıyım demişsiniz bir de ne göresiniz Ahmetler'in Mehmet Maldivler'de ki tatilinden mükemmel ''eğlendiği'' fotoğraflar paylaşmış. Tabi ki modunuz düşer ve kafanızdan kıskançlık dolu düşünceler geçmeye başlar. Böyle böyle bir bakmışsınız antidepresanlara, psikiyatrlara para yetiştiremiyorsunuz. Peki neden yani neden sizi mutsuz eden şeyleri yapmaya devam ediyorsunuz?

Yorumlar
Yorum Gönder